Hotmail Tabanlı Msn Al isminiz@Cesuryurek.NET
Kayıt Ol
Mail Girişi
Mitoloji | Cesuryurek.Net Cesur yürek Cesuryurek.Net » Mitoloji
Logo Background RSS

» Mitoloji

  • EVRENİN OLUŞUMU ve TANRILARIN DOĞUŞU
    Yazar Sancak Tarih Kasım 11th, 2009 | Yorum Yok Yorum var

     

     

    Hesiodos’a göre evrenin başlangıcı karışıklık, belirsizlik ve sonsuz boşluk anlamına gelen Khaos’ tu. Khaos içinden önce Gaia ( toprak ana ) doğdu. Daha sonra ölüler ülkesinin en derin yeri Tartaros ve aşk tanrısı Eros doğdu. Ardından yeraltı karanlığı Erebos ve yeryüzü karanlığı Nyks birleşerek dünyayı saran ışıklı göğü ve günü ( Hemera ) meydana getirdiler.
    Toprak ana tek başına Uranos (gök) , Pontos (deniz) ve dağları yarattı. Bunlarla birleşerek şekillenmeye başlayan evreni tanrısal varlıklarla doldurdu. Tanrılar arasında çeşitli savaşlar meydana gelmeye başladı. Kronos, babası Uranos’ u öldürerek yönetimi ele geçirdi. Uranos’ un yere düşen kanından toprak ana hamile kaldı ve yıllar sonra öç tanrıçaları olan Erinys’ ler doğdu. Nyks ( gece ) ölümü, uykuyu, düşleri, kader tanrıçaları olan Moiraları, ölçüsüzlüğü cezalandıran Nemesis’ i ve kavga tanrıçası Eris’ i doğurdu.

    Toprak ana deniz ( Pontos ) la birleşerek deniz tanrı ve tanrıçalarını doğurdu. Phorkys ile kardeşi Keto’ nun birleşmesinden Graialar ve Gorgo’ lar doğdu. Gorgolardan yalnızca Medusa ölümlü idi. Perseus, Medusa ‘nın başını kesmiş ve akan kanından Kanatlı at Pegasus ve Khrysaor doğdu. Kronos ile kızkardeşi Rheia ‘nın evliliğinden üçüncü kuşak Olymposlu tanrılar olan Hestia, Demeter, Poseidon, Hades ve Zeus doğdu. Zeus hakimiyeti ele alarak Olympos’ dan ( yüksek dağ ) evreni kardeşleri ile beraber yönetmeye başladı. Bu tanrılara oniki Olymposlu tanrı deniliyordu.

  • ERGENEKON DESTANI
    Yazar Sancak Tarih Kasım 11th, 2009 | Yorum Yok Yorum var
    Ergenekon destanı, Göktürkler’in türeyişini anlatan bir Türk destanıdır. Genel olarak, düşman tarafından hile ile yenilgiye uğratılan Türklerin, Ergenekon Ovası’nda yeniden türeyip tekrar eski yurtlarına dönerek düşmanlarıyla çarpışmalarını anlatır.

    Türk illerinde Türk oku ötmeyen, Türk kolu yetmeyen, Türk’e boyun eğmeyen bir yer yoktu. Bu durum yabancı kavimleri kıskandırıyordu. Yabancı kavimler birleştiler, Türkler’in üzerine yürüdüler. Bunun üzerine Türkler çadırlarını, sürülerini bir araya topladılar; çevresine hendek kazıp beklediler. Düşman gelince vuruşma da başladı. On gün savaştılar. Sonuçta Türkler üstün geldi.

    Bu yenilgileri üzerine düşman kavimlerin hanları, beğleri av yerinde toplanıp konuştular. Dediler ki: “Türklere hile yapmazsak halimiz yaman olur”

    Tan ağaranda, baskına uğramış gibi, ağırlıklarını bırakıp kaçtılar. Türkler, “Bunların gücü tükendi, kaçıyorlar” deyip artlarına düştüler. Düşman, Türkler’i görünce birden döndü. Vuruşma başladı. Türkler yenildi. Düşman, Türkleri öldüre öldüre çadırlarına geldi. Çadırlarını, mallarını öyle bir yağmaladılar ki tek kara kıl çadır bile kalmadı. Büyüklerin hepsini kılıçtan geçirdiler, küçükleri tutsak ettiler.

  • Mitolojik Hikayeler – ZÜMRÜDÜ ANKA KUŞU
    Yazar Sancak Tarih Kasım 11th, 2009 | Yorum Yok Yorum var
    ZÜMRÜDÜ ANKA KUŞU 
    Simurg veya bir diğer ismiyle Zümrüdü Anka efsanevi bir kuştur. Pers mitolojisi kaynaklı olsa da zamanla diğer Doğu mitoloji ve efsanelerinde de yer edinmiştir. Sênmurw (Pehlevi) ve Sîna-Mrû (Pâzand) diğer isimlerindendir. Ayrıca zaman zaman sadece Anka kuşu olarak da anıldığı olmuştur.
     
     
    Rivayet olunur ki, kuşların hükümdarı olan Simurg Anka, Bilgi Ağacı’ nın dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş…
    Kuşlar Simurg’ a inanır ve onun kendilerini kurtaracağını düşünürmüş. Kuşlar dünyasında her şey ters gittikçe onlar da Simurg’ u bekler dururlarmış. Ne var ki, Simurg ortada görünmedikçe kuşkulanır olmuşlar ve sonunda umudu kesmişler.
    Derken bir gün uzak bir ülkede bir kuş sürüsü Simurg’un kanadından bir tüy bulmuş. Simurg’ un var olduğunu anlayan dünyadaki tüm kuşlar toplanmışlar ve hep birlikte Simurg’ un huzuruna gidip yardım istemeye karar vermişler.
    Ancak Simurg’un yuvası, etekleri bulutların üzerinde olan Kaf Dağı’nın tepesindeymiş. Oraya varmak için yedi dipsiz vadiyi aşmak gerekirmiş. Kuşlar, hep birlikte göğe doğru uçmaya başlamışlar. Yorulanlar ve düşenler olmuş. (daha fazla…)
  • Mitoloji Sınıflandırması
    Yazar CesuryureK Tarih Kasım 7th, 2009 | Yorum Yok Yorum var

    Mitoloji Sınıflandırması

    Ritüel mitleri belirli dinî uygulamaların yapılışını veya anlamını açıklayan mitlerdir. Tapınma, ibadet eylemi ile yakın bir ilişki içerisindeki bu mitler, dinî veya ruhâni sistemin liturjik yapısında yer alabilirler. Köken mitleri bir âdet, isim, nesne veya canlının kökenini açıklayan mitlerdir. Kült mitleri bir ilahın (veya ilâhî unsurlar taşıyan varlığın) gücünü gösteren kompleks kutlamaları açıklayan mitlerdir. Prestij mitleri genellikle ilâhî unsurlar veya kutsallık atfedilmiş belirli bir halk, kahraman veya şehirle ilgili mitlerdir. Eskatolojik mitler bilinen dünyanın sonunu getireceği öne sürülen bir mutlak sonu, ve/veya buna dair kavram ve olayları açıklayan, kısacası eskatolojik şeyleri konu alan, mitlerdir. Sosyal mitler ise o anki sosyal değer veya uygulamaları savunmak veya güçlendirmek amacı taşıyan mitlerdir. Bir mit birden çok kategoriye uyabilir.

  • Din ve mitoloji
    Yazar CesuryureK Tarih Kasım 7th, 2009 | Yorum Yok Yorum var

    Din ve mitoloji

    Çoğu dinde mitolojinin çok önemli ve öncelikli bir yeri bulunur. Mit, günlük kullanımdakinin tersine, aslında bir hikâyenin nesnel anlamda yanlış veya doğru olduğunu tanımlamaz, daha çok, nesnel veya materyalist nosyonlardan ilgisiz bir şekilde, doğru veya gerçek kavramının ruhsal, psikolojik ve/veya sembolik yönlerine gönderme yapar.
    Her ne kadar bugünkü yaygın dinlere mensup çoğu kişi dinlerinin kökeni ve gelişiminde yer alan anlatıları tarihî olaylar olarak ele alsalar da, bunları inanç sistemlerinin figüratif temsilleri olarak gören kişiler de mevcuttur. Bir dinin veya inancın sahip olduğu kavramlar ve anlatılar, karakteristikleri sebebiyle bilimsel anlamda mitik olabilirler ve buradan hareketle birisi Hıristiyan mitolojisi, Hindu mitolojisi veya İslam mitolojisinden bahsedebilir. Bu gibi terimlerden anlaşılması gereken o dindeki belirli kavramların, birer kültürel nesne olarak ruhâni, psikolojik ve/veya sembolik yönlerine yapılan atıf olmalıdır; bu dinlerin barındırdığı kavram veya anlatıların yanlış ve doğru olmadığı değil. Zira daha önce de tanımda belirtildiği gibi, mit ve dolayısıyla mitoloji, materyalist veya objektif bir doğruluk nosyonu barındırmadığı gibi bu tip amacı da barındırmaz.
    (daha fazla…)

  • Mitoloji Özellikleri
    Yazar CesuryureK Tarih Kasım 7th, 2009 | Yorum Yok Yorum var

    Mitoloji Özellikleri

    fsaneler konu itibarıyla tanrıları, kahramanları ve doğaüstü varlıkları konu alan anlatılardır. Uyumlu bir sistem içerisinde düzenlenmişlerdir ve çoğunlukla geleneksel sözlü aktarı yoluyla (ozanlar, rahipler) şekilde yayılarak canlı kalırlar. Sıklıkla ilgili oldukları topluluğun dinî veya ruhânî yaşantıları ile bağıntılı olan mitler, rahipler veya hükümdarlar tarafından onaylanırlar. Topluluktaki bu ruhânî mevkilerini kaybettikleri zaman, yani topluluğun ruhânî yapısıyla aralarındaki bağ koptuğunda, mitolojik niteliklerini yitirir ve folklora ait söylenceler veya peri masalları haline gelirler.
    Folkloristik (folklorbilim) ki bu disiplin hem seküler hem de kutsal söylencelerin incelenmesini içerir, bir mit gücünün bir kısmını topluluğun (en azından belirli bir kısmının) ona olan inancından ve doğru olarak kabul edilmesinden alır. Folklor incelemelerinde, tüm kutsal geleneklerin birikimi vardır ve terimin kullanımında, günlük kullanımındakine benzer, herhangi bir kötüleme, aşağılama bulunmamaktadır.

    (daha fazla…)

  • Mitoloji Nedir?
    Yazar CesuryureK Tarih Kasım 7th, 2009 | Yorum Yok Yorum var

    Mitoloji bir din veya bir halkın kültüründe tanrılar, kahramanlar, evren ve insanın yaratılışına dair tüm sözlü ve yazılı efsane birikiminin ve bu efsanelerin doğuşlarını, anlamlarını yorumlayıp, inceleyen ve sınıflandıran bilim dalının adıdır.

    Mitoloji (Yunanca: μυθολογία, μυθος [mithos] yani “söylenen ya da duyulan söz” ve λογος [logos] yani “konuşma”) kelimelerinin birleşiminden oluşmuş olup, Eski yunan’da “geçmişte söylenenlerin tekrar edilmesi ” gibi bir anlam barındırmaktayken zamanla Batı dillerinde efsane anlamı kazanmıştır. Çağdaş kullanımda, mitoloji ya belirli bir din veya kültürdeki mitlerin bütününü tanımlar (örneğin: Kelt mitolojisi)ya da mitlerin incelenmesi, yorumlanması, toplanması (belki yeniden oluşturulması) ve benzeri çalışmaları içeren bilgi, bilim dalını tanımlar.
    (daha fazla…)

domain