Hotmail Tabanlı Msn Al isminiz@Cesuryurek.NET
Kayıt Ol
Mail GiriÅŸi
Felsefi Yaklaşımlar | Cesuryurek.Net Cesur yürek Cesuryurek.Net » Felsefi Yaklaşımlar
Logo Background RSS

» Felsefi Yaklaşımlar

  • Felsefi Yaklaşımlar – Yeni Kantçılık
    Yazar CesuryureK Tarih Kasım 16th, 2009 | Yorum Yok Yorum var

    Yeni Kantçılık Nedir?

    Yeni Kantçılık

    Yeni-Kantçılık 19. yüzyılın ortalarında baÅŸlayıp günümüze kadar devam etmiÅŸ olan bir felsefe akımıdır. Eduard von Hartmann ile Helmholtz’un Kant’a yönelik yürüttükleri çalışmalar, Otto Liebmann’ın “Kant’a dönelim” (zurück zu Kant!) çaÄŸrısı, Friedrich Albert Lange’nin Kant’ın bilgi teorisini deÄŸerlendiren çalışması, Yeni-Kantçılığın doÄŸuÅŸunda etkili ve belirleyici olmuÅŸtur.

    Bu eğilim felsefe tarihinin en uzun süreli eğilimlerinden biri olarak kabul edilir; çünkü günümüze kadar gelen ve hala devam eden bir felsefi tutumu ifade eder. Buna yanı sıra özellikle 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın başlarında etkili olduğu söylenebilir. Pozitivist eğilime karşın bir tepki olarak doğup geliştiği de belirtilebilir.

    (daha fazla…)

  • Felsefi Yaklaşımlar – Yapısalcılık
    Yazar CesuryureK Tarih Kasım 16th, 2009 | Yorum Yok Yorum var

    Yapısalcılık Nedir?

    Yapısalcılık Batı dünyasında Structuralism olarak bilinir. 20. yüzyılın ikinci yarısında dil, kültür, matematik felsefesi ve toplumun analizinde en fazla kullanılan yaklaşım olmuÅŸtur. Yapısalcılığın çok belirgin bir okulu olmamasına raÄŸmen Ferdinand de Saussure’ün çalışmaları genellikle bir baÅŸlangıç noktası olarak kabul edilir. Yapısalcılığı birçok çeÅŸitlemesi olan genel bir yaklaşım olarak görmek en doÄŸrusudur.

    Yapısalcılık temelde büyük yapılar, sistemler ve oluşumlarla ilgilidir. Yapısalcı hareket çerçevesinde insan davranışları ve olgular bu büyük sistem ve yapılar aracığıyla (örneğin: psikanaliz, marksizm, darvinizm) incelenmeye ve açıklanmaya çalışılmıştır. Yapısalcılığın en etkili olduğu alanlar dilbilim, göstergebilim ve antropoloji olmuştur.

    (daha fazla…)

  • Felsefi Yaklaşımlar – Varoluşçuluk
    Yazar CesuryureK Tarih Kasım 16th, 2009 | Yorum Yok Yorum var

    Varoluşçuluk Felsefesi Nedir?

    Varoluşçuluk (egzistansiyalizm) bireyin deneyimini, ve bu deneyimin tekilliğini ve biricikliğini insan doğasını anlamanın temeli olarak gören bir felsefe akımıdır. Varoluşçuluk, insanın varoluşuyla doğal nesnelere özgü varlık türü arasındaki karşıtlığı büyük bir güçle vurgulayan, iradesi ve bilinci olan insanların, irade ve bilinçten yoksun nesneler dünyasına fırlatılmış olduğunu öne süren bir düşünce okuludur. Bu akım insan özgürlüğüne inanır ve insanların davranışlarından sorumlu olduğunu öne sürer.

    Genel Manada Varoluşçuluk

    Varoluşçuluk yirminci yüzyılın ilk yarısının sonlarına doğru Fransa’da ortaya çıktı. En önemli temsilcileri Martin Heidegger, Karl Jaspers, Jean-Paul Sartre, Gabriel Marcel ve Maurice Merleau-Ponty olmuştur. Felsefi bakımdan temelleri ise bunlardan önce Nietzsche ve Sören Aabye Kierkegaard gibi düşünürler tarafından atılmıştır.

    (daha fazla…)

  • Felsefi Yaklaşımlar – Sofistler
    Yazar CesuryureK Tarih Kasım 16th, 2009 | Yorum Yok Yorum var

    Sofistler Nedir?

    Sofistler, M.Ö. 5. yüzyılda para karşılığında felsefe öğreten gezgin felsefecilerdir. Özellikle Atina’da çağın önde gelen bilgeleri var olan değerleri (kritias) eleştirmişlerdir. Göreceli ve kuşkucu düşüncenin köklerini atmışlar ve geliştirici olmuşlardır.

    Etimoloji bakımından ‘sofist’ kelimesi Yunanca sophos (bilge, becerikli, zeki) sözcüğünden türetilen sophistes’ten gelir, öğrenmeyi ve öğretmeyi meslek edinen kişileri belirtmek için kullanılır.Dönemin sosyal değişimleri ve siyasal gelişimleri (5.yy Atina Demokrasisi) sofistlerin etkili olmalarına yol açmıştır. Çünkü sofizmin doğuş nedenleri arasında Atina demokrasisinin tamamen yeni türden bir eğitime, pedagojiye duyduğu pratik gereksinim gerçek belirleyici bir nedendir.Bir anlamda ‘Yunan Aydınlanması’ olarak adlandırılacak gelişmenin yaratıcılarıdır.

    (daha fazla…)

  • Felsefi Yaklaşımlar – Septisizm
    Yazar CesuryureK Tarih Kasım 16th, 2009 | Yorum Yok Yorum var

    Septisizm (Septikler) Nedir?

    Septisizm; her tür bilgi savını kuşkuyla karşılayan, bunların temellerini, etkilerini ve kesinliklerini irdeleyen, ayrıca aklın kesin bir bilgi elde edemeyeceğini, hakikate erişilse dahi sürekli ve tam bir şüphe içinde kalınacağını, mutlak`a ulaşmanın mümkün olmadığını savunan felsefi görüştür. Septisizm felsefe tarihi açısından çok önemli bir yere sahiptir; zira felsefe tarihi boyunca yerleşik kanılar ve inançları sarsmış, felsefe, bilim ve özellikle din konusunda birçok anlayışın değişmesine ortam hazırlamıştır

    (daha fazla…)

  • Felsefi Yaklaşımlar – Stoa Okulu
    Yazar CesuryureK Tarih Kasım 16th, 2009 | Yorum Yok Yorum var

    Stoa Okulu (Stoalılar) Nedir?

    Günümüze Stoacılardan çok az eser kalmıştır. Sokrat öncesi filozofların eserlerinde olduğu, gibi, bunların eserlerinden de bazı sayfalar günümüze kadar korunabilmiştir. Bu belgelere dayanarak Stoa felsefesiyle ilgili oldukça açık bir yargıya ulaşabiliyoruz.

    Aristo’dan sonraki felsefelerin birbirlerine karşı olan birtakım okullara ayrıldığını biliyoruz. Bu okulların ortak yanı, tümünde, bugün olduÄŸu gibi, felsefenin; mantık, fizik (metafizik) ve ahlâk olarak üç ana disipline ayrılmış olmasıdır. Mantık; “DoÄŸru bilginin metodu nedir? EliÄŸimizin sınırları nedir?” gibi sorulara yanıt arar. Fizik, evrenin yapısı ve ana yasaları ile ilgili sorunları çözümlemek çabasındadır.

    (daha fazla…)

  • Felsefi Yaklaşımlar – Spor Felsefesi
    Yazar CesuryureK Tarih Kasım 16th, 2009 | Yorum Yok Yorum var

    Spor Felsefesi Nedir?

    Spor; üstüne eğitim, hekimlik, fizyoloji, farmakoloji, ekonomi, sosyoloji, psikoloji, felsefe, değişik teknolojiler, politika, hukuk, iletişim gibi alanlarda bilimsel araştırmalar yapılan, çok yönlü etkileşimleri bulunan bir alandır.

    Spor, temel ve özgün bir eylem alanıdır. Temel bir eylem alanıdır, çünkü insanın doÄŸasına dayanmaktadır. İnsanın doÄŸası, canlılığının tek ve en önemli belirtisi harekettir. Spor, Özgün bir eylem alanıdır, çünkü bireyin yapıcı – yaratıcı etkinlikleriyle biçimlenmektedir. İnsanın hareket daÄŸarcığı tarihsel geliÅŸimi içerisinde ihtiyaçları doÄŸrultusunda geliÅŸmiÅŸtir, bu nedenle de yapıcı-yaratıcı etkinlikleri kapsamaktadır. (Erdemli,A;İnsan,Spor ve Olimpizm;s,27) Max Scheler’e göre insan kendisini gerçekleÅŸtirmek için dünyaya gelmiÅŸ bir varlıktır. Dolayısıyla, diÄŸer canlılarda gördüğümüz, kendi sınırlarında yetkin ve yeterli olma durumu insanda yoktur. A.Gehlen bunu, geliÅŸmesindeki gecikmiÅŸlik (retardation) görüşü ile açıklamaya giriÅŸerek, insanı bir “eksiklikler varlığı” varlığı olarak belirler. İnsanın yaÅŸamı, bu eksikliÄŸin giderilmesidir. insana akıl-vicdan ve bunlara dayanan irade özgürlüğü vermiÅŸtir. İnsanın kendisine yaraşır bir yaÅŸama için dayanağı, sahip olduÄŸu özgün yetenekleridir. Her insanın deÄŸiÅŸik deÄŸiÅŸik eylem alanlarında birinde veya birkaçında daha güçlü olabilir. Özel kabiliyet denilen bu güçlerin de ortaya çıkarılması gerekmektedir. İnsanın sahip olduÄŸu özgün yanlarını somutlaÅŸtırması hümanizmanın temel dayanağıdır. Böylece insanın önemli bir yaÅŸama görevi beliriyor : İnsan açılıp somutlaÅŸması gereken bir içkin varlığa sahiptir. YaÅŸamak bu baÄŸlamda kendimizi gerçekleÅŸtirmektir. Ayrı deyiÅŸle elimizde ham olarak bulunanı, kendimize göre biçimlendirmek, geliÅŸtirmek, yetkinleÅŸtirmektir. Yani insanlaÅŸtırmaktır. İnsan ilgili olduÄŸu her ÅŸeyi; doÄŸayı, evreni, kendi kurduÄŸu yaÅŸamı, kendi yarattıklarını, kültürü insanlaÅŸtırır, yani ona kendisine göre yeniden biçim verir, kendisine uygun duruma getirir. Hareket insan için hamdır. İnsan hareketi kendisine göre biçimlendirir, anlamlandırır, deÄŸerlendirir ve böylece ortaya eylem çıkar. Eylem hareketin insanlaÅŸtırılmış biçimidir. Eylem belirlediÄŸimiz bir amaca ulaÅŸmak için hareketlerimizi biçimlendirip, bütünleÅŸtirip, yönlendirdiÄŸimizde ortaya çıkar. Bu nedenle de çok zaman eylem yöneldiÄŸi amaçla anılır; yürüyüşe çıkmak, ders çalışmak gibi.

    (daha fazla…)

domain