Ey TÜRK! Üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe senin ilini ve töreni kim bozabilirdi. Ey TÜRK, TİTRE VE KENDİNE DÖN!

Türk demek cesaret, Türk demek şefkat, Türk demek; Tek yürek bir Millet demektir. Türk olmak için avrupalılar gibi; kafatasına, kana, dna ya bakmak da zaruri değildir. Türk aynı amacı güden, aynı hissi taşıyan, aynı hedef uğrunda ölümüne giden insanların adıdır. Şehadeti ise; “Ne mutlu Türküm” diyebilmektir.

>Yakın tarihte bizim için söylenmiş sözlerden bazıları<

Türk Tarihi demek Dünya Tarihi demek. Zira Tarih'ten Türkü çıkartırsanız geriye savaşlar, kan ve emperyalizm kalır. Türk, Tarihi ile Dünya Tarihine yön vermiş, Alfabesi ile Dünya Yazı dillerinin temellerini atmış, kültürü ile varlığını tarihin her evresinde duyurmuş, savaş teknikleriyle günümüz modern ordularının temellerini atmıştır. 

Literatür tarihçilerinin taraflı ve örtbas edici tavrına karşın Tarihine sahip çıkan bir millet olarak bu gururu ve iftiharı yaşamak ve yaşatmak için Türk Tarihi diyorum.

.......................................................................................

Bu sayfada duyduğunuz sözler, Göktürklerin en büyük kağanlarından biri olan Bilge Kağan’ın Türk Budunu’na (Ulusu’na) olan seslenişidir. Hem kendi bengü taşını hem de kardeşi Kül Tigin’in yazıtını bizzat yeğeni Yollug Tigin’e yazdıran Bilge Kağan, büyük bir hâtip ve adıyla müsemma bir bilgedir. Bilge Kağan bundan yaklaşık 1300 sene önce Türk milletini uyuşuk olmamaları ve Çinlilere karşı yenik düşmemek için uyanık olmaları gerektiği konusunda uyarmaktadır.

 

Bugün TÜRK’ün titreyip özüne dönmesi için, bu seslenişi dinlemesi yeterli olmaz mı?

 

 

Bilge Kağan

"Üze teŋri basmasar asra yir telinmeser Türk bodun iliŋin törüŋün kim artatı udaçı erti."

Ey Türk, gökte yer çökmedikçe, altta yer inmedikçe senin dilini,senin dinini, senin töreni kim bozabilir, titre ve kendine dön ! ......................................................................................

Mustafa Kemal Atatürk

Bu sahne en aşşağı 7 bin senelik bir Türk beşiğidir. Beşik tabiatın rüzgarlarıyla sallandı. Beşiğin içindeki o çocuk tabiatın yağmurlarıyla yıkandı. O çocuk tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu; sonra onlara alıştı; onları tabiatın babası tanıdı, onların oğlu oldu. Bir gün o tabiat çocuğu tabiat oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu. Türk budur Yıldırımdır. Kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir !

......................................................................................

Hüseyin Nihâl Atsız

Irkçılık; bir takım şarlatan maskaraların ileri sürdüğü gibi kan tahlil etmek, kafatası ölçmek veya yedi cet saymakla alakalı değildir. Irkçılık; yabancı hiçbir şuuru benimsememek, ona sahip çıkmamak davasıdır.

......................................................................................

İletişime Gekmek İçin Lütfen tıklayınız...

Dünyadaki Türk nüfusu için tıklayınız...

Türk Dünyasında Birlik ve Ortak Projeler